Hürmüz Boğazı'dan sadece o gemiler geçebiliyor
Hürmüz Boğazı'nda 28 Şubat'ta başlayan askeri operasyonlar ve ardından gelen karşılıklı misillemeler, küresel enerji ticaretinin şah damarını fiilen felç etti. Mart’ta yalnızca 144 geminin geçtiği kritik hatta, sevkiyatın büyük bölümü Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya ülkelerine yönelirken, trafik savaş öncesi tek günlük ortalamanın bile altına geriledi.
Küresel enerji ticaretinin kilit geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği, Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle sert şekilde daraldı. 1-23 Mart döneminde Boğaz’dan yalnızca 144 gemi geçiş yaparken, bu sayının savaş öncesinde tek bir günde ulaşılan seviyeye yakın olması dikkat çekti.
Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi verilerine göre, dünya petrol arzının beşte birini taşıyan bu stratejik su yolu, artık sadece "risk alabilenlerin" rotası haline gelmiş durumda. Kpler verileri, Mart ayının ilk üç haftasında boğazdan sadece 99 geminin geçtiğini gösteriyor.
Uzmanlar, bu düşüşün küresel enerji piyasaları ve tüketim malları tedariki üzerinde geri dönülemez etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor.Enerji ticaretinin kalbi.
GEÇİŞ YAPAN GEMİLERİN ARKASINDAKİ SIR
Yapılan derinlemesine analiz, bu tehlikeli suları kullanmaya devam eden gemilerin kimliğini de deşifre etti. Geçiş yapan her üç gemiden birinin doğrudan İran ile bağlantılı olduğu belirlendi.
Bunlar arasında İran bayraklı 14 geminin yanı sıra, Tahran’ın petrol ticareti nedeniyle yaptırım listesinde olan "gölge filoya" ait gemiler de bulunuyor.
Öte yandan Çin ve Hindistan merkezli şirketlerin gemileri ile Yunanistan bandıralı bazı ticaret gemilerinin de İran limanlarına yanaşmaya devam ettiği gözlemlendi.
ROTA DEĞİŞİKLİĞİ VE İRAN KONTROLÜ
Denizcilik verileri, kaptanların artık uluslararası güvenli kanalları değil, İran kıyılarına paralel giden riskli rotaları tercih ettiğini gösteriyor. 15 Mart'ta bir Pakistan tankerinin izlediği rota, bu durumun en somut örneği. Savunma uzmanı Bradley Martin’e göre, gemiler mayınlardan kaçınmak veya İranlı yetkililerin "güvenli geçiş" talimatlarına uymak için rotalarını bilerek değiştiriyor.
Windward Maritime Analytics’ten Michelle Wiese Bockmann ise durumu şöyle özetliyor: "İran, saldırı ve mayın korkusunu kullanarak boğazı fiilen kendi kontrolü altına alıyor."
Basra Körfezi’nin çıkışında yer alan Hürmüz Boğazı, bölgedeki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Umman Denizi üzerinden küresel pazarlara ulaştırılmasında kritik rol oynuyor. 28 Şubat öncesinde dünya petrol tüketimi ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si ile deniz yoluyla yapılan gübre sevkiyatının üçte biri bu hat üzerinden gerçekleşiyordu. Sevkiyatların büyük kısmı Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine yöneliyordu.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, normal şartlarda Boğaz’dan günlük ortalama 138 gemi geçiş yapıyordu. Ancak ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte bu trafik hızla geriledi.
MarineTraffic verilerine göre, saldırıların başladığı gün Boğaz’dan 84 ticari gemi geçti. Bunların 56’sını petrol ve kimyasal ürün taşıyan tankerler, 19’unu kuru yük gemileri, 3’ünü LNG ve 6’sını LPG tankerleri oluşturdu. Aynı gün geçen sıvı yakıt tankerlerinin 24’ünün boş olduğu, diğerlerinin ise ham petrol ve türevleri taşıdığı belirlendi.
OĞRAFİ AVANTAJ VE ÇOKLU TEHDİT
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın dar ve sığ yapısının yanı sıra bölgedeki dağlık kıyı şeridinin İran'a stratejik bir avantaj sağladığına dikkat çekiyor. İnsansız hava araçları, füzeler ve sürat motorlarının yarattığı hibrit tehdit, geleneksel mayın tarama gemilerinin bile müdahalesini imkansız kılıyor.
Boğazdaki sığ sular, gemilerin manevra kabiliyetini kısıtlarken, yüksek kıyı şeridi İran güçlerine baskın tipi saldırılar için uygun zemin hazırlıyor.
Yorumlar (0)
Gülsu Sağ
En doğru ve en kaliteli haberi yansıtan Gez Medya'ya teşekkürler. Bir Ege'li olarak Tunç Soyer'i canı gönülden destekliyoruz.