Fas'tan İspanya'ya göçmen akını: Ölü sayısı 67'ye yükseldi
İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte (Ceuta) kentine geçen düzensiz göçmenlerden yaklaşık 69 bin 500'ünün Fas'a geri döndüğünün tahmin edildiği, ölü sayısının 67'ye yükseldiği bildirildi.
EFE haber ajansının emniyet kaynaklarından aldığı bilgiye göre, Fas'tan İspanya'nın Sebte kentine geçen düzensiz göçmenlerin dönüşü sürüyor.
Son 30 saatte yaklaşık 69 bin 500 kişinin Fas'a geçtiğinin tahmin edildiği, gece boyunca yeni bir yasa dışı girişimin kaydedilmediği bilgisi paylaşıldı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada Fas'tan İspanya'ya geçmeye çalışırken yaşamını yitiren düzensiz göçmenlerin sayısında artış olduğu ve ölü sayısının 67'ye yükseldiği duyuruldu.
Bu arada ekiplerin, Tarajal Sınır Kapısı'na güvenlik bariyeri kurulumu için çalışmalara başladığı belirtildi.
Sanchez'den AB'ye mektup
El Pais gazetesi, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup gönderdiğini yazdı.
Sanchez'in, mektubunda Sebte'deki gelişmelerin ardından bazı AB üyesi ülkelerin İspanya'ya yönelik tutumunu eleştirdiği, tüm üye ülkelerin içişleri bakanlarının katılımıyla toplantı talep ettiklerini ilettiği kaydedildi.
Dip dalga: kestirmeden Avrupa
Cueta, ya da Osmanlı’dan bize kalan ismiyle Sebte (**) ile Fas sahilleri kuş uçuşu yaklaşık 200 kilometre. Büyük çoğunluğu genç ve çelimsiz erkeklerden oluşan bu kitle Akdeniz’de 200 kilometreyi nasıl yüzdü de geçti diye soracak olursanız, onun cevabı tarihte saklı.
Sebte ve hemen yakınındaki Melilla, İspanyolların deniz imparatorluğu günlerinden beri elinde kalan iki küçük toprak parçası. İmparatorluklardan küçülen her ulus-devlet gibi İspanya da eski topraklarla “vedalaşmak” konusunda çok isteksiz. Bu iki toprak parçasını “Avrupa’nın Afrika’daki son iki kalesi” gibi nostaljik bir iddiayla ve özerklik vererek elde tutuyor.
Yani Faslı gençler Fas’tan İspanya’ya yüzmüyorlar, karadan gelip, sınır bariyerlerinin denizle bitiştiği noktayı yüzerek geçip Afrika’daki İspanya topraklarına ayak basıyorlar. Bir videoda denizden bisikletiyle çıkan gencin sırrı bu garip coğrafi/tarihsel arka planda saklı.
Madem bu kadar kolay, insanlar ilk kez mi keşfetti bu kestirme yolu?
Tabii ki hayır. Düzensiz insan göçü konusunda uzmanlardan Gerald Knaus’un verilerine göre 2025’te İspanya’ya yaklaşık 37 bin kişi kaçak girmiş. Ceuta/Sebte ve Melilla’dan geçenler sadece 4.000 kişi kadar. Yani toplam rakamın onda biri kadar.
Akdeniz’i ikiye bölen yoksulluk hattı
Peki, neden şimdi böyle on binlerce kişiyi yola döken, 60’a yakın (*) kişinin (çoğu boğularak) ölümüyle sonuçlanan bir “insan seli” yaşanıyor?
Buna bir genel, bir de “konjonktürel” cevap vermek mümkün:
Aynı sınırı paylaşan iki ülke düşünün. Birinde kişi başına milli gelirin 42 bin dolar, ortalama ücretin 2000 avro; diğerinde kişi başına milli gelir beş bin dolar, ortalama ücret 400-800 dolar. Bir de buna demografinin acımasız gerçeklerini ekleyin: Birinde yaşlı nüfus yüzde 21’i aşmış, diğerinde yüzde 8 civarında. Birinde doğurganlık oranı 1,1 civarı. Diğerinde ise 2,3.
İşte Sebte sınırını ve aynı şekilde İtalya’nın güney ucunu, Ege kıyılarını, yani güneyden kuzeye ve doğudan batıya Akdeniz havzasını bir “kavimler göçü” coğrafyasına çeviren gerçekler bunlar.
Bu genel cevapsa, bir de bugün yaşanan trajedinin “konjonktürel” açıklaması var.
O da İspanya’yla Kuzey Afrika arasındaki jeopolitik ilişkilerde saklı.
Fas’ın İspanya’ya Cezayir tepkisi
İspanya Fas ve Cezayir’le ilişkilerinde hep bir denge gözetmeye çalışıyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez geçtiğimiz günlerde Cezayir’i ziyaret edip doğal gaz anlaşması imzaladı. Bazı uzmanlar bu durumun Fas tarafında tepki yarattığını ve Fas’ın bu binlerce kişilik insan seline “yol vererek” tepkisini hissettirdiğini öne sürüyorlar. Hatta Sebte sınırına ilk yığılan kitlenin, kısa zaman önce Fas Kralı tarafından ilan edilen afla cezaevinden çıkan ve kamyonlarla polis gözetiminde sınıra taşınan insanlar olduğu bile iddia ediliyor.
İnsan hayatı pahasına jeopolitika yapmak yabancısı olduğumuz bir durum değil: Ege kıyılarında, Meriç havzasında, İran sınırında ve daha uzakta, Küba ile ABD arasında tanık olduk.
Son durumun faturası ise, Gazze konusundaki tavrıyla Türkiye’de soldan sağa pek sevilen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’e çıkacak gibi duruyor. İspanya’da kaçak bulunan 500 bine yakın “yabancı”nın durumunu kayıt altına alarak resmileştirme politikası yüzünden Sanchez Almanya’dan ABD’ye sağın ve aşırı sağın hedefindeydi.
Şimdi Sebte’ye yığılan binlerce kişi, daha ilk günden yaşanan yağma olayları ve İspanyollar arasında başlayan yabancı karşıtı protestolar, İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni’nin “Biz de Schengen’i askıya alır, İspanya sınırımızı kapatırız” fırsatçılığı, bu faturanın yüksek olabileceğini gösteriyor.
Çağımızın dip dalgası “kavimler göçü”nde hem göç alan hem göç yolu olan hem de göçe insan veren Türkiye, uzakta ama çok yakın, çok tanıdık bir trajediyi seyrediyor.
Yorumlar (0)
Gülsu Sağ
En doğru ve en kaliteli haberi yansıtan Gez Medya'ya teşekkürler. Bir Ege'li olarak Tunç Soyer'i canı gönülden destekliyoruz.